SINIRLAR
Kendimizi var etme çabası ile kendi kendimize kurguladığımız tuzaklar ızdırap verir.
Meli, malı ile biten tümceler, karşı taraftan beklediklerimiz, yanlış anlamalar ve içte susmayan EGO’nun sesi.
Koyduğumuz sınırlar, cesaretsizlik, kendini tanıyamama, hep bildiğini yapma ihtiyacı.
Düzenin bozulmasına direnme, toplum normlarına göre düşünme ve kabul görme ihtiyacı. Ayrık otu olmaya direnç.
Aradığımız hep MUTLULUK. Oysa odaklanmamız gereken konu MEMNUNİYET.
Muhteşem görünen su üçgeninin altındaki perde. Değişken ruh halleri, duygusal dalgalanmaları büyüten ve tuzağına düşüren ZEUS.
Değişime halen direnenleri yola getirmeye çalışan Uranüs ve feda edişler, derin sorgulamalar, keşkeler…
Balık ve Başak aksını ters yüz eden kadersel varoluş deneyimleri. Samsara’da acı ile sınanan ruhlar ve değişime uğramak zorunda bırakılan günlük rutinlerimiz.
Satürn’ün salyangoz hafızası, kendini hatırlatan duygu durumları ve değişen mizaçlar.
Gereksiz şekilde içine tıkıldığımız hapishanelerimiz, özgürleşmeye istekli olmayan insan. Verilen şansın farkına varmayan ve hiç ölmeyecekmiş gibi maddeye tutunan bedenler.
Emaneti teslim ettiğimizde hangi boyutta var olacağımızı bilememenin, geçiciliği sık anımsamanın anlamı ve bir sonraki plana özenle yapacağımız yatırım.
İyi insan olmak. Şefkat ve empati özenle birleşince kendiliğinden gelen güvende hissetme hali.
Korkusuzluğa ilerlemenin anahtarı…
Her bir varlık için iyilik isteme halleri…Minnet.
Ay büyürken, Kova arketipi ve BİRLİK olma isteğinin yansımaları.
26.11.2025